Semih ve Balat'ın Bulutu




Kentleri olduğu kadar ilçeleri, semtleri anlatan çocuk kitapları da olmalı. “Semih ve Balat’ın Bulutu” adlı kitabı Balat semtini yansıttığı düşüncesiyle elime alıyorum. Henüz okumaya başlamadan, resimleri karıştırırken anlıyorum haklı olduğumu, Balat’tan söz eden bir çocuk öyküsü bu. Okudukça amacının Balat hakkında turistik ya da kaynak bilgi vermek olmadıgını fark ediyorum. Balat bu öykünün kahramanlarından biri. Tıpkı bilim insanı olmak isteyen, akıllı çocuk Semih ve de Kayıp Bulut gibi. Ve de sarmaşık ve de Düşünce Balıgı gibi. Leylek’i ve dev ahtapotu da unutmamalı. Peki ya Korsan adlı o tuhaf kedi? Semih, Balat’ın arka sokaklarında arkadaşlarıyla birlikte top oynarken görebilecegimiz bir çocuk. Babası arkeolog, annesi bir laboratuvarda çalışıyor. Iki katlı, bahçeli. güzel bir evleri var. Evlerinin bahçesinde bulunan eski bir taş duvardaki gizemli deliği fark ettigimiz anda maceranın epey heyecanlı geçecegini anlıyoruz. Üstelik evdeki terasa uzanan sarmaşığın soru işareti şeklini almasını da epey garipsiyoruz. Bu sarmaşık bölümünü çok sevdim. “Bir sarmaşık nasıl bir soru sorabilir ki?” Semih düşünüyor. Olsa olsa şu soru olabilir: “Daha da yukarı çıkabilir miyim?” Yazar Tim Davis burada öykünün nasıl yükseleceğine dair ipucu veriyor. Semih, annesinden o akşam bir fırtına çıkacağını duyuyor. Arkadaşı Murat’la fırtınayı gözlemek üzere sözleşiyorlar. Ancak Semih uykusuna yeniliyor. Uyandığında saat epey ilerlemiş oluyor ve Muratların terasında kimseler yok. Ancak ne tuhaftır ki daha da uzamış olan sarmaşığa bir bulut takılmış. Bulutun üstüne çıkan Semih’i gerçeküstü bir yolculuk bekliyor. Bu yolculukta akla gelen sorular bilimsel sorular mı olacak yoksa?

Düşünce Balıgı’nın yardımıyla eve dönebilecek olan Semih’in yapması gereken tek şey önemli bir fikre sahip olmak... Bakalım Semih’in gerçekten önemli bir fikri var mı? Eve dönebilecek mi? Bu öykünün Korsan adlı kediyle ilgisi nedir? Dev ahtapot ne zaman karşılarına çıkacak? Bu soruları da siz kendiniz bulun, sayın güneşli kütüphane sahipleri...

İyi bir kurgu, temiz bir Türkçe, içten bir anlatımla harika bir kitap çıkmış ortaya.
Doğrudan Balat’ı anlatmasa da resimler bu tarihi semtimizi yansıtıyor. Son sayfada, Haliç’te, Semih ve babasının uçurtma uçurdugu sahne yeter de artar bile. Kiliseler, dar, yokuşlu sokaklar çok güzel resmedilmiş. Patrikhane’den geldigini tahmin ettiğim kırmızı tonlar, yer yer sulu boya tekniğiyle ılık ılık içimize akıyor. Metin, resimli öykü türü için uzun olduğundan roman formatında tekrar basılabilir bu kitap. Ya da metin-resim oranı, grafiği yeniden gözden geçirilerek daha geniş okurlara sunulabilir. Güneşli kütüphanenizde bulutlara her zaman yer açın. Ha bir de uçurtmalara tabii...

“Semih ve Balat’ın Bulutu”, Tim Davis, Çizen: Tim Davis, Çeviren: Senem Davis, +7 yaş, Mandolin
Yayınlan, 2008