Pedagojik öyküler: çocuklara ve ana babalara



Pedagog Ayşen Oy'un kaleme aldığı "Pedagojik Öyküler Dizisi': yemek seçme, anne babanın boşanması, bitlenme, aşık olma ve matematik korkusunu ele alan 5 kitapla devam ediyor. Kitaplar bu sorunlar özelinde hem çocuklara hem ebeveynlere rehberlik ediyor.

Yemek seçme, anne babanın boşanması, bitlenme, aşık olma, matematik korkusu. Çocuk olup da bu sayılanların en az üçünü yaşamamış olan yoktur büyük olasılıkla. Mandolin Yayınları, daha önce sekiz kitapla okurla buluşmuş olan "Pedagojik Öyküler Dizisi"ne bu konuları ayrı ayrı işleyen beş kitapla devam ederek, yine çocukların yaralarına parmak basıyor. Pedagog Ayşen Oy'un kaleme aldığı her bir öykü yalnızca çocuklar tarafından okunsun diye değil, onlardan sorumlu olan yetişkinlerce de rehber olarak dikkate alınsın diye yazılmış. Her kitap işlediği soruna kısacık metinlerle çözüm getiriyor. Kitapları resimleyen Volkan Akmeşe olayı/ durumu anlatan net, yuvarlak çizgilerle renkli r-esimler çalışmış. Her kitabın kahramanı ayrı bir sevimli tip.
Kahramanlarımız sevimli olmasına sevimli elbette ama hepsinin ayrı bir derdi var. Örneğin Matematik'ten Nefret Ediyorum öyküsünün kahramanı Ali ne 4'ü, ne 5'i, ne de diğer sayıları tanımak istiyor. Yine "Matematik çok zor," diyerek uyuduğu bir gece, rüyasında gördüğü Matematik Kralı sayesinde matematiğin hayatın tam da içinde olduğunu ve kendisinin de Matematik Krallığı'nın rakamlarını birçok yerde kolayca kullandığını fark ediyor. Müzik, spor, hatta pasta yemek bile (pastayı paylaşmak için dilimlerken) matematikle ilişki içinde çünkü. O da tüm rakamlarla el sıkışıp barışıyor, matematikle iyi geçinmeye karar veriyor, çünkü Ali sporu da, müziği de, pastayı da çok seviyor! Matematikten Nefret Ediyorum matematiğe, hatta fıziğe olduğu kadar, yaşamdaki ayrıntılara karşı da bilinç kazandıran, bu amaca ulaştığı takdirde de çocukların yaşamının yönünü -meslek seçiminden, kişisel gelişimlerine, mutlu bireyler olmaya kadar- olumlu yönde değiştirebilecek güce sahip bir öykü.

Babam Taşınıyor ise boşanma gibi bir gerçekle yüz yüze kalan çocuklar için. Ancak bu öykü daha çok, boşanan anne babalara yol gösterme görevini üstlenmekte. Taraflar çocuklarıyla konuşmak için buradaki anne babanın tutum ve davranışlarını örnek alabilir, kısacık metinde yer alan tümceleri sözcüğü sözcüğün e çocuklarına söyleyebilir. Evet, öykü, çatışma noktası gereği, babanın eşyalarının taşınmasıyla başlıyor, ama eşyaları taşımaya gelen kamyon kapının önüne park etmeden, daha önce olsa bu konuşmalar ve açıklamalar daha iyi olur elbette.

BAMYA MI DEDİNİZ?..
Günlük hayatın içinde birçok yetişkinin bile hala bamya, patlıcan, kereviz gibi yemekleri sevmediği görülür, sevmeyi öğren(e)memişlerdir çünkü. Bamyadan Nefret Ediyorum'un öyküsü, çocuğu yemek seçen anne babalara çocuklarına bamya vb. yiyecekleri sevdirrnek için yol gösterirken, çocuklara da yemek seçmemeyi öğretmeyi hedefliyor. Bu öyküdeki püf noktalarından biri ise annenin yemek seçen oğluna kırgınlığını ona küsmeden ve onu terslemeden ifade etmesi, nazikçe. Hepimiz öğrenmeliyiz: Anneler de "bilinçli bir biçimde kırılabilir" ve "bilinçli bir biçimde" tavır koyabilir. Kahramanımız ve arkadaşları okulda top oynarken keşke okul üniforması yerine eşofman giyiyor olsalarmış bu öykünün resimlerinde.

Mesajı bol bir öykü olan Hain Bitler, bitlenmenin hemen her çocuğun başına gelebileceğini, utanılacak bir şeyolmadığını ama bitlerden uzak durmak için temizliğe çok dikkat etmek gerektiğine değinen bir öykü. Yazar, bitlerin saç diplerine nasıl yerleştiğini ve çocukların onlardan kurtulmak için ne yapması gerektiğini anlatıyor. Bitlenmiş arkadaşlarına küçümseyici biçimde davranmamaları gerektiğini de vurguluyor. Görsellerdeki, saç diplerine yerleşmiş, kimi keyif çatan, kimi sirkeden yeni çıkan bitler çok eğlenceli.

Âşık olmak da hayatın bir gerçeği ve herkes bilir ki bunun yaşı başı yok. Anne babaların çocuklarının aşık olmasına nasıl yaklaşması gerektiği üzerine kurulu bir kitap Aşığım! Aslında bir "ilk aşk" öyküsü. Her ilk aşkın kendine göre bir seyri vardır; öykümüzdeki Sıla ile Ömer ömür boyu sürecek bir dostluğa sahip oluyorlar. Minicik şu notu da düşmeden geçmemek gerek: Yazar, bir yerde geçen "puzzle" sözcüğü yerine, bu sözcüğü karşılayan birçok güzel Türkçe sözcükten birini seçseymiş, ne iyi edermiş.
"Pedagojik Öyküler",  çocuğu bireysel, sosyal, her yönlü düşünen bir dizi. Devamı gelecektir umuyoruz.

Nurduran DUMAN