Türkiye’nin ağaçları genç kaşifleri bekliyor!

Orman  yangınlarında dizini döven, ancak iş akasyası meşeden ayırmaya gelince çuvallayan bir memleketin çocuklarından yeşil kaşifler yetiştirmek için, Türkiye’nin Ağaçları adlı kitaptan daha uygun bir başvuru kitabı düşünülemez.

Birkaç yıldır, doğayı ele alan, çocuklar ve yetişkinler için yazılmış, bol resimli, okuması ve sayfalarını çevirmesi zevkli kitapların sayısı arttı. NTV Yayınları’nın Doğa ve Çevre dizisini en başta anmak lazım. İşin aslı, doğa kitaplarına büyükler de çocuklar kadar aç. Doğa deyince aklımıza hâlâ yeşil alanlar, parklar ya da piknik yapacak yerler geliyor. Orman yangınlarında güya ciğerlerimiz yanıyor. ama herşeyi akasyadan ayırabilir miyiz meçhul. Doğa, bir merak konusu değil. Nitekim Türkiye flora ve faunasını tanıtan, konu hakkında uzmanlık bilgisine sahip olmayan okuyucuların da yararlanabileceği, bizlerde merak duygusu uyandıracak kitaplara, belgesellere yeni yeni kavuşuyoruz. Gülnar Önay’ın kaleme aldığı Türkiye’nin Ağaçları, bu eksikliği doldurmaya çalışan, çocuklara yönelik başvuru kitaplardan biri.

Gülnar Önay, Türkiye’nin Ağaçları dışında, benzeri dört kitaba daha imza atmış bir gönüllü. Kitabın başında verilen bilgilerden öğrendiğimize göre, Bodrum’un bir köyünde yaşıyor ve çalışmalarını sürdürüyor. Önay’ın ithaf sayfasındaki notu hemen dikkatinizi çekecek: “Doğayı tanımayan ve dolayısıyla da onu sevmeyen bir toplumuz.” Umarım bu satır, her fırsatta Anadolu’nun güzelliklerinden bahsedenlerin gözüne çarpar. Şu kadarını söyleyeyim, bu güzelliği henüz tanımıyoruz. Bizde ağaç dediğinizin gölgesinde yatıp uyunur nihayetinde. “Yaş kesen baş keser” sözünün sebeb-i hikmeti de aslında kafiyedir. Dolayısıyla Önay şikâyet etmekte çok haklı.

HAYDİ HAFTA SONU KEŞFE
Türkiye’nin Ağaçları, Genç Kâşifin Doğa Rehberi dizisinin ilk kitabı aynı zamanda. “Genç Kâşif” ifadesini ve dolayısıyla dizinin ismini çok sevdim. Çocuklara cesaret verecek, onları bir sırt çantasıyla küçük bir hafta sonu macerasına teşvik edebilecek bir isim bu. Türkiye’nin hâlâ kâşiflere ihtiyacı var. Ne gerçek hayatta ne de edebiyatta böyle bir tipe sahibiz. Tamamen yabancımız olan bir figür kâşif. Ama önümüzdeki yıllarda sanırım, dağ tepe dolaşan, her mağarayı, her otu merak eden, çantası topladığı örneklerle dolu genç kâşiflere rastlayacağız. Doğadaki güzellikleri ve ihtişamı seyredip algılayabilecek ve deneyimlerini bizlerle paylaşacak isimler çıkacak. Önay’ın kitabının amacı da bu.

Türkiye’nin Ağaçları’nda tam 45 ağaç tanıtılmış. Genellikle sol sayfada bilgiler, sağ sayfada da çizimler var. Baş tarafta ağaçların tarihi, yaşı, yaprakları, yetişme şartları, görünüşlerine göre farklılıkları gibi konularda dair genel bilgi verilmiş. Sonda da yararlı bilgiler, sözlükçe ve kaynakça bulunuyor. Tek tek ağaçlar hakkındaki bilgiler bir örnek değil. Bazı standart bilgilerin yanı sıra (ağaçların ve ait oldukları ailelerin Türkçe ve Latince isimleri), kiminin faydaları anlatılmış, kiminin adının nereden geldiği ya da varsa hikâyesi. Bazen de “İlginç Bir Bilgi” başlığıyla, şaşırtıcı bilgilerden bahsedilmiş, atasözleri aktarılmış. Mesela ilk sıradaki zeytin ağacı, tabiatıyla geniş bir şekilde işlenmiş. Öte yandan Gümüşi Mimoza beş satırdan ibaret. Yazarın Türkiye’de fazla bulunmadığını belirttiği Mabet Ağacı ise ilginç özellikleri nedeniyle kitapta kendisine yer bulmuş.

Okurlar, sayfaları çevirirken, bilmedikleri birçok şeyle karşılacaklar. Bizde adım başı rastlanan söğüt ağacının Avustralya’da yetişmediğini; okaliptüsün 18. yüzyılda Tazmanya’dan Avrupa’ya getirildiğini; Giresun adının “cerasus”, yani “kiraz”dan geldiğini; dünya üzerinde 3000 palmiye türü olduğunu; İstanbul’dan Hollanda’ya hediye olarak gönderilen “Türk fındığı”nı; Fransızcada erguvana “Yahuda’nın Ağacı” dendiğini (İsa’ya ihanet eden Yahuda, rivayete göre kendini erguvan ağacına asmış); Bursa Osmangazi’deki İnkaya çınarının tam altı asırlık olduğunu öğreniyoruz mesela. Anadolu’da kız çocuk doğduğunda kavak dikildiğini, büyüyüp evlendiğinde de bu ağacın kesilip çeyiz parası olarak kullanıldığını okuyoruz...

Gülnar Önay, rahatlıkla anlaşılan, genç okurları sıkmayacak bir dil kullanmış. Tim Davis’in çizimleri de cana yakın. Bu güzel dizi umarım okurlardan da ilgi görür. Türkiye’nin Ağaçları’nı alıp küçük bir geziye çıkmak ve tanıtılan ağaçları birer birer bulmak, görmek, keyifli olacaktır.

Mehmet Kartal